AÖB, Psikolog Abdullah Solmaz’ı Ağırladı

AÖB, Psikolog Abdullah Solmaz’ı Ağırladı Öne Çıkarılmış

Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesinin düzenlediği Gençlerle Hasbihal programının bu ay ki konuğu Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzman Psikolog Abdullah Solmaz’dı.

Anadolu Öğrenci Birliği (AÖB) Gaziantep Şubesinin 27 Aralık Perşembe günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda düzenlediği Gençlerle Hasbihal programında bu ay “Gençlik ve Gelecek” konusu irdelendi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzman Psikolog Abdullah Solmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programa çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Hasbihal Programının Moderatörlüğünü Anadolu Öğrenci Birliğinden Fatih Ahmetcan Alpcan yaptı. Hasbihal programında Uzman Psikolog Abdullah Solmaz gençlere zaman yönetimi ve planlı çalışmanın önemi konusunda tavsiyelerde bulundu. Soru ve cevap kısmı ile devam eden program Abdullah Solmaz’a hediye takdimi yapılmasının ardından sona erdi.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Gaziantep Bölge Kampı Adıyaman’da Yapıldı

    Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Bölge Kampı 'Bilgi Birliktelik Erdem' üst başlığıyla 16-17 Mart tarihlerinde Adıyaman’da yapıldı.

    Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda, Adıyaman İkra Koleji Müdürü Süleyman Toprak, Adıyaman İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Faruk Bülent Kablan,  Anadolu Öğrenci Birliği Genel Başkanımız Mesut Çaça selamlama konuşmalarını gerçekleştirdiler. Ardından Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir bir hasbihal gerçekleştirdi. Hasbihalden sonra ilk gün oturumları müzik dinletisi forum ile devam etti.

    Adıyaman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zeynep Bilen 'Dijital Dünya ve Sanal Gerçeklik Kıskacında Gelecek' konulu sunumu, öğrenci sunumları bölümünde TİKA Tecrübe Paylaşımı programına katılan Eyüp Keleş Namibya'da yaşadığı tecrübeleri paylaştı.

    AÖB’nin uluslararası öğrencilerinden Ali Abdulkadir Muhammed'in Somali sunumu, yine öğrenci sunumları kapsamında Rabia Payık, 'Üniversite Yolculuğu' başlıklı sunumu yapıldı.  

    Türkiye'deki Değişimler ve Değerlerimiz paneli ise İhsan Altun’un moderatörlüğünde yapıldı.  Panelde, Sivillik ve Kuşatıcılık Meselemiz sunumunu Abuzer Nas, Yerlilik ve Özgünlük Meselimiz konulu sunumu ise BEKAM başkanı Mehmet Ali Eminoğlu gerçekleştirdi.

    Gaziantep Bölge Kampının ikinci günün ilk oturumu Anadolu Platformu İstişare Kurulu Üyesi Abdulhakim Yalçın’ın sunumuyla 'Erdemli Toplum Şahsiyetli Birey' üst başlığı ile yapıldı. Sunumun ardından atölye çalışmaları gerçekleştirildi.

    Gaziantep Bölge Kampımız sonuç bildirgesinin okunması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

  • Modern Dönemde Peygamber Örnekliği

    Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Yükseköğretim Komisyonu tarafından Perşembe günleri Pusula Kitabevi’nde düzenlenen söyleşi programları devam ediyor.

    Bu haftaki söyleşi programına Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER) Başkanı Rabia Aldemir konuk oldu. Aldemir, “Modern Dönemde Peygamberlik Örneği” konulu bir sunum gerçekleştirdi. 14 Mart Perşembe Gaziantep Üniversitesi kampüsünde bulunan Pusula Kitabinde gerçekleşen haftalık söyleşi programlarına katılan öğrenciler sunumu ilgi ile takip etti. Bir saatlik sunumun ardından soru cevap ile devam eden program sonun da Rabia Aldemir, peygamber ahlakının ne kadar yaşatıldığı ile ilgili sorular sorarak yeni dönem de bildiklerimizi ne kadar uyguladığımız üzerinde durdu. Program yapılan ikramların ardından sona erdi.

  • AÖB Yeni Zellanda'daki Faşist Saldırıyı Lanetledi

    Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi, Yeni Zelanda’nın Christchurch kasabasında bugün cuma namazı sırasında Nur Camii’ne ve Linwood’daki camiye yönelik gerçekleştirilen hunharca katliamı protesto etti.

    15 Mart Cuma günü Gaziantep Üniversitesi gerçekleştirilen eyleme çok sayıda öğrenci ve duyarlı vatandaş katıldı. Cuma namazı çıkışı şehitler için gıyabi cenaze namazı kılan grup daha sonra katliamı lanetleyen slagonlar attı. Daha sonra Anadolu Öğrenci Birliği adına bir basın bildirisi okundu.

    İşte bildirinin tamamı:

    Yeni Zelanda’nın Christchurch kasabasında bugün cuma namazı sırasında Nur Camii’ne ve Linwood’daki camiye yönelik gerçekleştirilen hunharca katliamda en az 49 Müslüman hayatını kaybetti, yüze yakın yaralı var.

    Cani terörist, yaptığı katliamı sosyal medyadan yayınlama pervasızlığını gösterebiliyor. Kullandığı silahlarda, daha önce Müslümanlara yönelik benzeri katliamlar yapmış katillerin isimleri yazılı. Yayınladığı 70 sayfalık manifestoda tüm Müslümanlar tehdit ediliyor, ancak Türkiyeli Müslümanlara da özel bir yer ayırmış: "Konstantinopolis'e gelir, tüm cami ve minareleri yıkarız. Ayasofya minarelerden kurtulacak ve Konstantinapol tekrar Hristiyan şehri olacak."

    Bütün bunlar, saldırının planlı, organizeli, ideolojik ve uluslar arası boyutunun olduğunu ortaya koymaktadır. Bu saldırılar, bir süredir küresel düzeyde İslam karşıtı söylemlerin oluşturduğu atmosferin bir ürünüdür. Bu katliam, NATO’nun Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra “kızıl” tehdit yerine “yeşil” tehdidi koymasından ayrı düşünülemez. Bu yüz kızartıcı suç, “İslami terör” diyerek İslam’ı terörle özdeşleştirmenin bir sonucudur.

    George Bush’un ifade etmesinden itibaren yeni bir Haçlı Savaşı’yla karşı karşıyayız. Bugünkü Haçlı Savaşı, medyanın öncü kuvvetlerini oluşturduğu, yerine göre bireysel gerilla taktiklerinin kullanıldığı, yerine göre Batılı orduların görev üstlendiği komplike ve tarihteki örneklerinin revize edilmiş bir versiyonudur.

    Bu sebeple bu menfur saldırıdan tek bir kişinin sorumlu olduğunu iddia etmek, gerçekleri örtmek ve yeni katliamlara davetiye çıkarmak demektir. İslam’ı terörle özdeşleştiren siyasetin yanı sıra buna çanak tutan bir medya dili de bu katliamın baş sorumlularındandır. Çünkü İslamofobiyi kışkırtan görüntüler, Batılı devletlerin merkezlerindeki stüdyolarda çekiliyor.

    Bu tür saldırıları önlemenin yolu, küresel siyasetin ve medyanın İslam karşıtı ve İslam’ı terörle özdeşleştiren tutumundan vazgeçmesidir. Batı siyasetinin, yürüttüğü son Haçlı Savaşı’na son vermesidir. Bu katliamın herkes için son bir uyarı olmasını diliyoruz. Aksi takdirde bu tür saldırıların devamının gelmesi kaçınılmazdır.

    Bu elim olay karşısında Müslümanlar, duygusal değil; duyarlı ve bilinçli bir tutum sergilemelidir. Masum insanların öldürülmesi karşısında sadece Müslümanları değil, bütün insanları daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.

    Müslümanlar, Moğol saldırısı ve Haçlı Seferlerinde olduğu gibi, tarihteki pek çok saldırının üstesinden nasıl geldiyse bu tür saldırıların üstesinden gelmeyi de birlik ve dayanışmayla başaracaktır.

    İnsanlık düşmanı bu faşist saldırıyı kınıyor, tüm Müslümanlara başsağlığı diliyoruz. Bu menfur saldırı, insanlığın adalet ve özgürlüğe ihtiyacını, bir kez daha ortaya koymuştur.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız