Yetim Öğrenciler Kahvaltı Programında Buluştu

Yetim Öğrenciler Kahvaltı Programında Buluştu Öne Çıkarılmış

Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu üyesi kadın öğretmenler tarafından yetim öğrencilere yönelik kahvaltı programı düzenlendi.

Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu üyesi kadın öğretmenler 12 Ocak Cumartesi günü Davut Özgül Konferans Salonunda yetim öğrencilere yönelik kahvaltı programı düzenledi. Kahvaltı programına Yetim Komisyonu Başkanı Hatice Sohbet, komisyon üyeleri ve 30 yetim öğrenci katıldı. Programda liseli gönüllü öğrenciler tarafında palyaço gösterileri yapıldı, oyunlar oynandı ve yetimlere çeşitli hediyeler verildi.

Yetimlerin gönüllerince eğlendiği kahvaltı programı toplu hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • 11. Öğretmen Sempozyumu Değerlendirildi

    Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu, 5 - 6 Mayısta Gaziantep’te düzenlenen 11. Öğretmen Sempozyumu değerlendirmek üzere bir toplantı düzenledi.

    8 Mayıs Salı günü BEKAM Toplantı Salonunda düzenlenen toplantıya Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Öğretmen Komisyonu Başkanı Hıdır Akaslan ve komisyon üyeleri katıldı. Toplantıda bu sene “Eğitim Felsefemiz” teması ile yapılan 11. Öğretmen Sempozyumunun değerlendirilmesi yapıldı. Toplantıda sempozyum için tavsiyeler alınarak bir sonuç raporu hazırlandı. Organizasyona emeği geçenlere komisyon başkanı ve üyeler tarafından teşekkür edildi.

  • 11. Öğretmen Sempozyumu Gaziantep'te Yapılacak

    Anadolu Platformu tarafından bu sene 11.si düzenlenen Öğretmen Sempozyumu “Eğitim Felsefemiz” başlığı ile Gaziantep’te yapılacak.

    5-6 Mayıs tarihlerinde Gaziantep Üniversitesinde yapılacak sempozyuma katılmak isteyenlerin Katılım Formu’nu doldurmaları gerekiyor.

    Katılım formunu doldurmak için TIKLAYINIZ!

  • İktidar Mücadelesi; Haricilik ve Tarihin Tekerrürü

    Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu, Prof. Dr. Adnan Demircan’ın konuşmacı olarak katıldığı “İktidar Mücadelesi; Haricilik ve Tarihin Tekerrürü” başlıklı konferans düzenledi.

    Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu, Öğretmen Hasbihalleri kapsamında Prof. Dr. Adnan Demircan’ın konuşmacı olarak katıldığı “İktidar Mücadelesi; Haricilik ve Tarihin Tekerrürü” başlıklı bir konferans düzenledi. 22 Aralık Cuma günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda düzenlenen konferansa Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Mehmet Hıdır Akaslan, komisyon üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

    Tarihin tekerrürü meselesi

    Sunumunda İslam dünyasında ilk şiddet eğilimli hareketi olan Hariciliğe ve günümüzde devamı olan oluşumlara değinen Prof. Dr. Adnan Demircan konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ben doktora tezimi haricilik üzerine yaptım. Son dönemde şiddet eğilimli İslami hareketler üzerine çalışmalar yaptım.  Onların mantalitelerini anlamaya gayret ettim. Bunlardan birisi de son dönemlerde bizim coğrafyamızda etkili olan DEAŞ’tır. Bazı metinlerini okuyarak, en azından meseleyi kaynağından okumak amacıyla mantıklarını anlamaya çalıştım. Biraz da Hariciliğin ortaya çıktığı vasatı ve mantığı anlamaya çalıştım. Tarih tekerrür mü ediyor bunun üzerine durmaya çalışacağım. Tarihin tekerrürü meselesi özellikle Türkiye’deki aydınlar arasında İbni Haldun’un tezi olarak Türk dünyasında yayınladıktan sonra epey taraftar buldu. Osmanlı devleti yıkılma sürecine girince Osmanlı aydınları arasında her halükarda devletler yıkılır, tarih tekerrür eder dolayısıyla Osmanlı devleti de kaçınılmaz bir sona gidiyor fikir ağır basmaya başladı.

    Her bir nesil yeni bir toplumdur

    İbni Haldun’a baktığımızda tarihin tekerrürü meselesinde kanaatimce iki farklı görüş ortaya koyuyor. Bu görüşler birebirliyle çelişkili gibi görünen bu görüşler birbirini besler. Bunlardan bir tanesi tarihin tekerrürü olarak ifade edebileceğimiz bir ilkedir. İbni Haldun geçmişin bu güne, bu günün geçmişe suyun suya benzediği gibi benzediğini söylüyor. Dolayısıyla bir sosyal ilke var, Allah’ın koyduğu bir sünnet var. Bu devamlı çalışan, faal olan bir sünnet. Diğer ilkesi de değişim ilkesidir. Bir taraftan tarih tekerrür ediyor diyor, bir taraftan da değişkenler var, eğer değişkenleri dikkate almazsanız o zaman yanılırsınız diyor. Çünkü hayatın akışı içerisinde değişen şeyler var. Fransız tarihçi Brawden bir toplumun üç nesil içerisinde değiştiğini söylüyor. Üç nesilde toplum değişir dönüşür diyor. Bugüne baktığımızda kanaatimce bu daha hızlıdır. Bizce her bir nesil yeni bir toplumdur. İnsan ulusu beşer olarak, insan olarak bizim sahip olduğumuz fıtratımızdan, yaratılışımızdan, yaşadığımız topumdan, yaşadığımız yerlerde çok büyük benzerlikler var.

    Hz. Osman’ın öldürülmesi çok büyük bir kırılmadır

    Haricilik hareketi ile günümüzdeki şiddet eğilimli hareketler arasında organik bir bağ var mı diye baktığımızda bunun olduğunu iddia etmek doğru olmaz. Hatta DEAŞ’ın Haricileri tekfir eden bir yaklaşımı var. Hariciliğin dinde bir sapma olduğunu söylüyorlar. Kendilerini haricilikle ilişkilendirenleri de şiddetle reddediyor. Ama mantalite, akıl, fikir, dünyaya bakış itibariyle bir ilişki kurmak mümkün mü? Hariciler henüz Allah Resulünün kokusunun ve hatırasının toplumda canlı olduğu bir dönemde ortaya çıkan bir fikrin ürünüdür. Daha o zaman Allah Resulü Müslümanlar arasından ayrılalı takriben çeyrek asır olmuştu. Hz. Osman bir grup tarafından evine girilerek öldürüldü. Hz. Osman’ın öldürülme meselesi çok büyük bir kırılma noktasıdır. Çünkü ilk defa Müslümanlar sapma olduğu iddiasıyla bir halifeye itiraz ediyorlar, halifeye olan bu itirazlarını ona baskı yaparak ortaya koyuyorlar daha sonra halifeyi evine girerek katlediyorlar. Bu ümmetin ilk defa gördüğü bir durumdur. Bu hadise aynı zamanda büyük bir krizin başlangıcıdır. Nitekim Hz. Osman katledildikten sonra İslam dünyasında 5 yıl bir iç savaş meydana gelmiştir” dedi.

    Prof. Dr. Adnan Demircan sunumun ardından soru cevap kısmında dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı. Demircan’a programın sonunda Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Mehmet Hıdır Akaslan trafından plaket takdim edildi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.