Bülbülzade Vakfı Genel Kurulu Yapıldı

Bülbülzade Vakfı Genel Kurulu Yapıldı Öne Çıkarılmış

Bülbülzade Vakfı Genel Kurulu 17 Haziran Pazartesi günü Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı.

7 kişilik yönetim kurulunun seçildiği genel kurula Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, mevcut yönetim kurulu üyeleri, komisyon başkanları, komisyon üyeleri ve gönüllüler katıldı.

Seçimi gerçekleştirmek üzere yönetim kurulu tarafından görevlendirilen tertip kurulunda Mustafa Kar, Mehmet Ali Eminoğlu ve Adem Er yer aldılar. Tertip kurulu adına konuşan Mustafa Kar; “bu seçim tarihe tanıklıktır. Bu kadar rahat, bu kadar huzurlu kendi yönetimini belirleyen camialar gerçekten azdır. Hepimiz üzerimizdeki mesuliyetin farkındayız. Buradan çıkacak kararlarla bu camianın bu şehirde daha güzel şeyler yapacağına inanıyoruz. Buradan çıtayı biraz daha yükselterek daha güzel şeyler yapmamızın başlangıcı olacağının kanaatindeyiz” dedi.

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir de seçim dolayısıyla yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; “Bugün Muhammed Mursi’yi Rabb’inin katına gönderdik. Mursi hayatının birçok noktasına tanıklık ettiğimiz ailemizin bir ferdi idi. Mısır tarihinde bu son dönemdeki zulümler firavun döneminin ötesine geçti. Yanı başımızda Suriye’de bir milyon insan öldü. Hapishanelerdeki 7 yüz 8 yüz bin insandan 5 yüz bininin kayıp olduğundan bahsediliyor. Bir milyondan fazla dul, iki milyondan fazla yetim var. Irak bundan farksız 1 milyon 6 yüz bin şehit verdi. Libya’da şehit olan insanların kayıtları bile tutulmuyor. Hakikaten bir kaos çağına tanıklık ediyoruz. Güvenden, merhametten söz etmek neredeyse imkânsız.

Allah’u Teala bu yaşananlara yeniden bir uyanış için, yeniden bir umut için bizleri bir uçurumun kenarından alıverip dini ile müşerreflendirdi ve bizleri de kardeş kıldı. Bu kardeşliğimizde bizleri merhametiyle buluşturdu bu buluşmalar sonucunda bu hayır kurumları oluştu. Düştük, kalktık, itildik, ötelendik, yanlış yaptık, doğru yaptık, birbirimizi üzdük, kavga ettik ama hep kardeş kaldık. Çünkü şunu öğrenmiştik, biz iyi olmak zorundaydık. Bize umut bağlamış hiç tanımadığımız, bilmediğimiz dünyanın en ücra köşesinden kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz. Birçoğumuz gittik bunlara şahitlik ettik. Nerdeydiniz? Varlığınız bizlere umut oluyor dediklerini gördük.

Bugün 118 arkadaşımızla bu camianın geleceğinde, yönetiminde yer alacak arkadaşlarımızı seçeceğiz. Bu yapının bir hikâyesi var. Bizler seksenli yılların ikinci yarsından sonra Türkiye’nin o uyanışlarla beraber bir araya geldik. Ağaç altlarında, camilerin sofasında bir araya geldik. Bir ders halkası için beş camiden kovamadığımız günleri biliriz. Burada tefsir dersi yapamazsınız dendiği günler oldu bu ülkede. Ama bugün bu topluluktan hangi arkadaşımız hangi camiye gitse saygı ve ilgi ile karşılanır. Türkiye olağanüstü bir süreçten geçti. Dolaplarımızda birkaç kitap bulunduğu için yurttan atılanımız oldu. Ama bu vakıf binlerce, on binlerce kitabın olduğu kitabevleri, kütüphaneler açtı. Şuanda bu ülkede 21 tane kitap kafemiz var. Her arkadaşımızın evi bir kütüphane oldu.

Biz 28 Şubattan sonra şöyle bir karar aldık; asla gizli saklı iş yapmayacağız, şiddetle işimiz olmayacak, insanlığa karşı bir işin içersinde olmayacağız, işimizi istişare ile yapacağız, cinsiyeti değil şahsiyeti merkeze alıp bu işleri ailecek gerçekleştireceğiz. Aynı fikir ve maneviyat dünyasını soluyan ve aynı hedefe doğru yürüyen kişiler bir geleneği, bir medeniyeti oluşturabilirler. Bunun için ders halkalarımızın, eğitim programlarımızın, kültürel çalışmalarımızın önemini, çok daha kıymetli olduğunu gördük. Bunun için öğretmen çalışmalarını hareketin en önemli birimlerinden birine dönüştürdük. Zihinlerdeki ve gönüllerdeki bu birlik, bu beraberlik, bu adanmışlık, bu hikâye zarar görürse bizim bedenen bir arada durmamızın hiçbir anlamı kalmaz. Onun için bu birlikteliği canlı tutmamız gerekiyor.

Toplumsal ahitleşme dinamik bir süreçtir. Bugün yaptığımız toplumsal bir ahitleşmedir. Bir topluluğun en önemli özelliği krizlere cevap verme kapasitesidir. Türkiye ve İslam dünyası bir krizden geçiyor. Bu krizlere cevap verme biçimimiz, bunları karşılama biçimimiz, bunları alıp bir üst akılla cevap vermemiz bizi geleceğe taşıyacaktır. Eğer krizleri panik içinde karşılarsanız buradan bir çıkış elde edemezsiniz. Onun için yönetimi tabana yaymalıyız. Bu işe herkesi ortak etmek, herkesi bu işin bir parçası haline getirmek gerekiyor. Bu topluluğu farklı kılan en önemli şey dayanışmadır. Her akla, her yaklaşıma ihtiyacımız var” dedi.

Konuşmanın ardından seçime geçildi. Seçim için Cavit Karakaş, Nevzat Arslan ve Canan Yılmaz divan kuruluna seçilerek seçimi yönetti. Seçim imza karşılığında pusulular verilerek seçmenden 7 kişi seçmesi istendi. Seçimin ardından sayım işlemine geçildi. Sayım işlemi sırasında mevcut yönetim kurulu sahneye gelerek yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Salondaki hazirun da seçimle ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etti.

Sayımın ardından divan kurulu tarafından seçim sonucu açıklandı. Sonuca göre; Turgay Aldemir, Rabia Aldemir, İbrahim Kutlu Özmantar, Adem Er, Yunus Atilla Hamallar, Mahmut Kaçmazer ve M. Hıdır Akaslan yeniden yönetim kuruluna seçilen isimler oldular.

Bülbülzade Vakfında başlayan bu seçim geleneği 3 yılda bir gerçekleştirilecek.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Ekim Ayı Personel Kahvaltısı Yapıldı

    Bülbülzade Vakfı yönetimi, vakıf ve bağlı birimlerde çalışan personellerle sabah kahvaltısında bir araya geldi.

    30 Ekim Çarşamba günü düzenlenen ve ayda bir yapılan kahvaltıya; Bülbülzade Vakfı Müdürü Cumali Kaplan, Ortadoğu Medya İletişim Merkezi Genel Koordinatörü Mehmet Fatih Eminoğlu, Bülbülzade Yurtları Genel Müdürü Oktay Altun, vakıf çatısı altında faaliyet gösteren, Mozaik Kadın ve Aile Derneği (Mozaikder), Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM), Katre Sanat Merkezi, Ortadoğu Medya İletişim Merkezi, İyilikder Yardım Koordinasyon Merkezi, İstikrar Spor Kulübü, Bülbülzade Aygün Erkek Öğrenci Yurdu ile Bülbülzade Eruslu Kız Öğrenci Yurdu’nda çalışan personeller katıldı.

    Bülbülzade Vakfı Müdürü Cumali Kaplan kahvaltıda yaptığı konuşmada her ayın son çarşambası personellerle bir araya gelip kahvaltı düzenleyeceklerini belirterek; “Bilimdeki hızlı değişim gibi kurumlar da kendilerini yenilemeli. Süreç çok hızlı işliyor. 10 yıl önce büyüklerimizden gördüğümüz tecrübelerin birçoğu bugün işe yaramıyor. Biz Bülbülzade Vakfı ailesi olarak büyük bir aileyiz. Şehrimizde değer üreten büyük işlere imza atıyoruz. Bu işlerde sizlerin emeği çok fazla. Geleceği şekillendirmek ve büyük işler başarmak için hayal kurmamız gerekiyor” dedi. Kaplan, Mimar Sinan’ın yetişmesi, verdiği eserler ve İbrahim Zeyd Gerçik’in Bir Yönetim Modeli: Süleymaniye kitabına da değinerek kitaptan çeşitli alıntılar yaptı.

  • Personellerimizden Okuma Seferberliği

    Bülbülzade Vakfı ve bağlı birimlerde çalışan personellerimiz arasında başlatılan okuma seferberliği büyük ilgi görüyor.

    Geçtiğimiz Ekim ayında yapılan sabah kahvaltısında bir öneri ile gündeme gelen okuma seferberliğine gönüllü olarak katılan personellerimiz, bu ay Turgay Aldemir’in Muhasebe ve İnşa Sürecinde Aklı Selim kitabı, Bilgi ve Bilinç, O’na Yolculuk kitaplarını okumaya başladılar. Arap personeller ise kitapların Arapça baskılarını okuyorlar.

    Okuma seferberliğine vakıf çatısı altında faaliyet gösteren; Mozaik Kadın ve Aile Derneği (Mozaikder), Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM), Katre Sanat Merkezi, Ortadoğu Medya İletişim Merkezi, İyilikder Yardım Koordinasyon Merkezi, İstikrar Spor Kulübü, Bülbülzade Aygün Erkek Öğrenci Yurdu ile Bülbülzade Eruslu Kız Öğrenci Yurdu’nda çalışan personeller katılıyor. Kitaplarla ilgili önümüzdeki günlerde kitap tahlili programı yapılması da planlanıyor.

  • Yeni Sezonun İlk İstişare Sohbeti Yapıldı

    Bülbülzade Vakfı’nın aylık olarak düzenlediği, teşkilat çalışmaları, bölgemiz, ülke ve dünya gündeminden öne çıkan başlıkların müzakere edildiği yeni sezonun ilk İstişare Sohbeti yapıldı.

    Bu sene 8. yılına giren istişare sohbetlerinin ilk oturumu 23 Eylül Pazartesi günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı. İstişare sohbetinin moderatörlüğünü İbrahim Özmantar, sunumu ise Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir yaptı. Oturuma Bülbülzade Vakfı bünyesinde 22 komisyonda faaliyet yürüten komisyon üyeleri katıldı.

    Oturumun başında programın moderatörü İbrahim Özmantar 07-08 Eylül tarihlerinde Kayseri’de yapılan Anadolu Platformu Teşkilat Şurası ile ilgili haziruna bilgi verdi.

    Ardından sözü Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir’e alarak bir konuşma gerçekleştirdi. Aldemir’in konuşmasından satır başları şöyle;

    “Sivil toplum dediğimiz şey sivil bir diplomasidir. Dağınıklığımızdan bunun çarpanını büyütmekte zorlanıyoruz. Şu teşkilatın birbiriyle senkronize bir şekilde çalışması yaptığımız işleri büyütüyor. Her biri birimiz ucundan tutuyoruz. Komisyonlar, birimler derken topluluğun sayısının çok üstünde bir enerji ortaya çıkıyor. Gönül ister ki bu çalışmalar ülkemizde daha büyük yapılara dönüşsün.

    Hesapsız dostlukların normal hayatın içinden çekildiği bir dönemde burada insanlar hiç tanımadığı insanlar için bir araya geliyor, ne yapabilirim diye. Bu tür programlarda amacımız bu işleri nasıl geliştirebiliriz? Yaptıklarımızın eksikleri, noksanlıkları nedir? Bunlara gençleri, toplumun diğer kesimlerini nasıl daha fazla katabiliriz? Yol yürürken bizi değerli kılacak yol azığımız neler olmalı? Yolda kalmamak için neler yapabiliriz? Nelerden uzak durmalıyız? Ortak bir teşkilatta, bir davada bir insanı yoldan alıkoyan nelerdir? İmtihan devam ediyor nihayetinde. Hangi bakış açımızı güncellememiz gerekir? Çünkü hayat dinamik an be an yenileniyor.

    Sorunları çözerken bazen koşullar bizi sorunun bir parçası haline getirir. Eğer yürüyüşünüzde bir muğlâklık varsa bir sorunu çözerken bir bakarsınız ki sorunun parçası oluvermişsiniz. Bunlara dair birçok soru var. Birlikteliğimiz için nasıl bir gelecek hayal ediyoruz. İdelinizde bir fluluk varsa kararlı bir duruş sergilemeniz çok zor. Diğer taraftan bize güç kaynağı olacak temel değerlerimiz nelerdir? Rabbimize karşı, ailemize, komşumuza, topluma karşı sorumluluklarımız var. bunun gibi birçok mevzu birbirinin içerisinde evirilip gidiyor.

    Biz bir dava için mücadele ediyoruz. Siz dünyanızı ve ahretinizi kurtaracak bir teşkilatın içerisindesiniz. Karar alırken istişare edeceğiz. İş yaparken o sistemi işletmek gerekiyor. Buralarda çıkan kararın muhalifi de olsak canı gönülden onun için çaba sarf etmemiz gerekiyor.  Buraya birbirimizden ilham almak, yeniden var olan sinerjimize birbirimizin heyecanını, duasını katarak bu sorunların üstesinden gelmemiz lazım.  Bu çalışmalarda bize güç verecek kendi rüzgârımız, kendi hikâyemizdir. Bizler kendi rüzgârımızı, kendi hikâyemizi kendimizin oluşturması gerekiyor. Bunları birbirimizle konuşarak, paylaşarak çoğaltmalıyız. Kültürel bir duruşumuzun olması lazım. Bu çalışmaların gelecekteki insanlara anlatılması, toplumun diğer katmanlarına anlatılması kültürle gerçekleşir. Bunların belgeselleri, filmleri, kitapları çıkacak. Bunlar kuşaktan kuşağa aktarılarak insanlığa ilham vermeye devam edecek. Hikâyesi olmayan yaşamamıştır zaten. Bunları yeniden edebiyatın, sanatın, sinemanın geldiği noktayla buluşturmak gerekiyor. Bizi yanlış anlayacak, yanlış anlatacak görüntü, eylem, söylem, ifadelerden kaçınmamız gerekir. Topluluğu zan altında bırakacak ifadelerden uzak durmamız lazım. İletişim çağında kimsenin kimseyi inkâr etme şansı yoktur. Yaptığımız işi herkese söyleyecek kadar şeffaf, açık, onurlu ve dürüstçe gerçekleştirmemiz lazım. Bizim gizlimiz saklımız yoktur. Ne milletimizden ne de devletimizden.

    Bunları gerçekleştirirken stratejik davranmamız lazım. Bunu yaparsam ne olur? Bunu yaparsam diğer birimin çarpanını büyütürüm? Biz bir aileyiz. Ailede bir ferdin yaptığı diğerini ilgilendiriyor. Bir vücudun azaları komisyonlar olarak biz bir azamızı tedavi ederken diğerine zarar veriyorsak onu kurtarmış mı oluyoruz? Onun için bunları planlayarak vücut bütünlüğünü önemseyelim. Bu hareketin vizyonu, ufku gelecekteki karşılıklarını da daha ciddi çalışmak lazım. Bu teşkilat örgütlü bir şekilde işlerimizi istişare ile bir düzen içerisinde, bu fikirlerin müzakere edildiği ders halkaları ki bunlar bu topluluğu anlamlı kılan en önemli iştir. Artık yeni bir dünya ile karşı karşıyayız. Karşı karşıya olduğumuz dünya bize ait olan her şeyi bir kenara itiyor. Bu insanı ürperten bir şey.  Ayağımızı yaşadığımız bu zemine basarak İslam’ın değerlerini yeniden bu çağın idrakine sunmak için mücadele edeceğiz” dedi.

    Sunumun ardından programa ara verildi. Aranın ardından müzakere kısmına geçildi. Bu kısımda katılımcılar tarafından konuyla alakalı sorular soruldu, fikirler beyan edildi ve öneriler dile getirildi.

    Sezonun ilk İstişare Sohbeti yapılan müzakerelerin ardından sona erdi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız