Perşembe, 18 Ağustos 2022
“Küresel Göç ve Değişim” Konulu Öğrenci Buluşması Başladı

“Küresel Göç ve Değişim” Konulu Öğrenci Buluşması Başladı Öne Çıkarılmış

Türkiye’nin farklı illerinde okuyan Anadolu Öğrenci Birliği’nden kız öğrenciler "Küresel Göç ve Değişim" temalı 8. öğrenci buluşmasında Gaziantep’te bir araya geldi. Vakfımız ev sahipliği yaptığı program BEKAM Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen programa Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER) Başkanı Rabia Aldemir, Anadolu Federasyonu İnsan Kıymetleri ve Teşkilatlanma Birim Başkanı Gazi Kılıçparlar, Gaziantep Suriye Topluluğu Başkanı Mustafa El Hüseyin, Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehmus Demir ve FECR Radyo Müdürü Alaaddin Husso konuşmacı olarak katıldı. Programda selamlama konuşması için sahneye gelen AKADDER Başkanı Rabia Aldemir, “Hepimiz hayat içerisinde birçok kötü olayla karşılaşabiliyoruz. Bazı insanlar sokakta gördüğü bir hayvanı tekmeleyebiliyor, başka insanlara zorbalık edebiliyor, sırf görünüşü dini, dili, ırkı farklı diye karşısındakinin işini yapmayabiliyor, hiç aldırmaya biliyor. Maxime Rovere, “Aptallarla Ne Yapmalı?” kitabında bu insanlar için, “Bunlar birlikte yaşamanın koşullarını ortadan kaldıran aptallardır” diyor. Bir toplumda karşılıklı güven kırıldığı zaman hemen bir otorite devreye girer ve yaptırım uygulamaya ve zor kullanmaya başlar. Bu da bazen çok yıkıcı olaylara sebebiyet verebilir. Biraz batılı olanlarımız daha doğulu olanları, biraz zengin olanlar daha fakir olanları, biraz daha güçlü eğitimi yüksek olanlar daha düşük olanları her zaman ötekileştiriyor ve dışlıyor. Her birimiz benzer şeyleri yaşıyoruz, benzer ötekileştirmeleri yaşıyoruz. Yine Maxime Rovere, “Aptallarla Ne Yapmalı?” kitabında diyor ki; “Bu tür davranışlar sadece yapan kişiyle alakalı değildir. Bunun altında daha büyük sorunların semptomları vardır. Onların küçük göstergeleridir”. Bu semptomları bulmakta bu programa katılan öğrencilerimizin görevleridir. Bu program sonunda hepimiz umarım bu sorunun cevabını öğreneceğiz” ifadelerini kullandı.

Programda selamlama konuşması gerçekleştiren Anadolu Federasyonu İnsan Kıymetleri ve Teşkilatlanma Birim Başkanı Gazi Kılıçparlar, “Programımızın başlığı çok tanıdık bir konu olarak görünse de 11 yıldır bir fiil içinde bulunduğumuz ve deneyimlediğimiz bir gerçekliktir. Çinliler birisine beddua edecekleri zaman, “Tuhaf zamanlarda yaşayasın” derlermiş. Hakikaten baktığınız zaman tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Bilindik insanlık tarihine baktığımızda ulaşımın bu kadar hızlı olduğu, insanların bir yerden başka bir yere akabildiği bir noktaya ulaşmışız. Fakat ne hazindir ki insanlar olarak hala varmak istediğimiz noktaya varamamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Yine bilindik insanlık tarihi içerisinde iletişim hiç bu kadar hızlı olmamıştı. Ama ne hikmetse insanların birbiri ile bu kadar anlaşamadığı birbirleriyle ortak bir zeminde buluşamadığı bir darlığı yaşıyoruz. Hakikaten atasözündeki gibi çok tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Bu tuhaf zamanların bize yüklemiş olduğu sorumlulukları birlikte aşabileceğimize inanıyoruz. O yüzden bu kadar zahmet katlanılabilir hale geliyor” dedi.

Gerçekleştirilen programın ilk oturumunda “Küresel Göç ve Değişim” konusunda öğrencilere hitap eden Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehmus Demir, “Türkiye’de göç denilince ilk akla gelen yerlerden birisi Gaziantep’tir. Dolayısıyla bugün bu konferans göç konusunun tam merkezinde gerçekleştiriliyor. Şehir olarak göç konusunda doğru bilgiye ulaşabileceğiniz en önemli noktalardan birindesiniz. Kurum olarak bakıldığında Türkiye’de bu konuyla en fazla ilgilenen, en fazla kafa yoran ve çözüm önerileri sunan merkezlerden birindesiniz. Türkiye’de Anadolu Federasyonu kadar bu işe eğilen hiçbir kurum olmadı. Burada bu konuda emeği geçen herkese teşekkür etmek boynumuzun borcu. Hem yurt içinde hem de yurt dışında bu sorunun çözümü için çok büyük bir rol üstlendiler, çok önemli çalışmalar yaptılar” ifadelerini kullandı. Dünya üzerindeki göç hareketleri hakkında da konuşan Demir, “Dünya üzerinde 80 milyon zorunlu göçe mecbur bırakılmış insan var. Bugün baktığımızda mazlum milletler yer yüzünün birçok noktasında zorunlu göçe maruz bırakılıyor. Göçlerin en önemli sebepleri savaşlar gibi görünüyor ama arka plana baktığınız zaman bunun altında birçok neden ve çıkar çatışmaları yatıyor. Bu çatışmaların arkasındaki siyası ya da kişiler çıkarları görmek bu sorunların çözülmesine daha fazla katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.    

Gerçekleştirilen programın ikinci bölümünde “Göç Uyum ve Birlikte Yaşama” konusunda öğrencilere hitap etmek için sahneye gelen Gaziantep Suriye Topluluğu Başkanı Mustafa El Hüseyin, “Biz Suriyeliler bir değişime kalkıştık. Bu yolda binlerce şehit verdik. Bunun yanı sıra yıllardır Suriye hapishanelerinde mahkûm olan binlerce kardeşimiz var. Dolayısıyla bunun faturasını çok sert bir şekilde ödüyoruz. Göç sadece Suriyelilere özgü değil. Rusların bir sözü vardır; “Bu düğün bizim sokakta, yarın da sizin sokakta olabilir”. Aslında Suriye’de devrim oldukça barışçıl bir şekilde başlamıştı. Fakat Beşar Esed barışçıl olarak devam eden protestoları kana buladı. Protestoculara bombalar tanklar ve füzelerle saldırmaya başladı. Teorik olarak 10 yıldır burada göç konuşuyor olsak da pratik olarak biz göçü yaşadık” diye konuştu.

İkinci bölümün devamında öğrencilere hitap etmek için sahneye gelen FECR Radyo Müdürü Alaaddin Husso, “Birlikte yaşamak birbirini anlamak demektir. Birlikte yaşamak için empati yapmak gerekir. Annem ben doğduğum zaman göbeğimi toprağa gömdüklerini söylemişti. Bu geleneğin Türkiye’de de olduğunu biliyoruz. Bu coğrafyada yaşayan tüm insanların adetlerine baktığınızda çok büyük benzerlikler görürsünüz” diye konuştu.

Gerçekleştirilen konferansın üçüncü bölümünde öğrenci sunumlarına geçildi. Öğrenci sunumlarında moderatörlüğü Meryem Özlü gerçekleştirirken; “Göçün Kavram Seti” adlı sunumu Gülbeyaz Demirtaş, “Göçün Kuramları” adlı sunumu Beyzanur Utuş, “Bireyi Göçe İten Sebepler” adlı sunumu Fatma Eminnevabi gerçekleştirdi.

“Göçün Kavram Seti” adlı sunumunda konuşan Gülbeyaz Demirtaş, “Göç aslında hepimizin bir noktasından alakadar olduğumuz bir konu. Bilinçli gençler olarak bu meseleye müdahil olabilmemiz için sosyal medya ağzıyla değil de bilinçli bir şekilde konuşabilmemiz için araştırma yapmamız gerekiyor. Göçe baktığımızda insanlık tarihi kadar eski bir kavram olduğunu görüyoruz. Dünyada açlık, işsizlik ve savaşlar gibi sebepler ile sosyal bir hareketlilik var. Dünyada birçok alanda adil paylaşımın gerçekleştirilemediğinden dolayı da bu hareketlilik sürecek gibi duruyor. Bu insanlık tarihiyle yaşıt bir kavram olmasının yanında insanlık tarihi boyunca da devam edecek” ifadelerini kullandı. Demirtaş, sunumunun devamında göç hakkında bilinmesi gereken kavramlar ile ilgili bilgiler verdi.  

“Göçün Kuramları” adlı sunumunda konuşan Beyzanur Utuş, “Yakın yerlere göç etmek ulaşım ne kadar kolaylaşmış olsa dahi bugün bile başvurduğumuz bir yöntem. Aslında yakın mesafelere göç ettikçe bazı yerler de yakınlaşmaya başlıyor. Temelde bakıldığında bir insanın amacı göç etmek olamaz. Göç ün altında başka sebepler vardır. Bu sebepler ekonomik olabilir, daha iyi bir yaşam standardına kavuşma hayali olabilir. İnsanlar kırdan kente doğru da göç edebiliyorlar. Bu günkü göçü tek bir çatı altında toplamak mümkün değil” ifadelerini kullandı. Utuş sunumunun devamında göç ile ilgili gerçekleştirilen kuramsal çalışmaklar ve bunların sonuçları hakkında bilgiler verdi.

“Bireyi Göçe İten Sebepler” adlı sunumunda konuşan Fatma Eminnevabi, “Göçün nedenleri arasında ekonomik nedenler en öne çıkan nedenler arasında. İşsizlik, istihdamın düşmesi, gelir düzeyinin düşmesi ve bunların sonucunda insanların refah seviyesinin düşmesi göçün nedenleri arasında gösterilir. Doğal nedenlere baktığımızda depremler, kuraklık volkanik faaliyetler vs. göçün doğal sebepleridir. Sosyal nedenlere baktığımızda ise dini ve etnik baskılar burada öne çıkan nedenler arasında” ifadelerini kullandı. Eminnevabi sunumunun devamında insanları göçe iten nedenler hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

 

  

        

 

 

 

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Vakıf Heyetimizden GAP'a Ziyaret

    Vakıf başkanımız Turgay Aldemir ve beraberindeki heyet 16 Ağustos Salı günü GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) İdaresi Başkanı Mehmet Açıkgöz'ü ziyaret etti.

    Gerçekleştirilen ziyarette bölgenin eğitim, kültür, tarım ve sosyal yaşantıya dair kalkınması hususunda yapılabilecek ortak çalışmalar değerlendirildi.  Yeni dönemde bu alanlarda icra edilebilecek projeler müzakere edildi. Vakfımız tarafından Suriye’deki güvenli bölgelerde eğitim faaliyetleri yürüten Anadolu Kültür merkezlerimizin çalışmalarından ve Arapça çevirisi yapılan kitaplardan bahsedildi. Bunun yanı sıra Vakfımız bünyesindeki Gençlik Kamp Merkezi, BEKAM çalışma raporları, Kamu Sivil Toplum iş birliği çalışmaları hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.  Vakfımızın; sanat, medya, kültür, spor, yurtlar ve göçmen çalışmaları hakkında bilgilerin paylaşıldığı ziyarette Göç Merkezinin çalışmaları, yeni dönem projeleri konuşuldu

  • El Bab Anadolu Kültür Merkezinde “Yeni Dünya Yeni Medya” konferansı gerçekleştirildi

    Suriye’de bulunan El Bab Anadolu Kültür Merkezinde öğretmen ve öğrencilere yönelik “Yeni Dünya, Yeni Medya” konferansı yapıldı. Konferansa konuşmacı olarak Yeni Şafak Gazetesinin Yazarı, Gazeteci Ersin Çelik ve eşi Nuriye Çakmak Çelik katıldı.


    Vakfımız bünyesinde Suriye’deki güvenli bölgelerde eğitim faaliyetleri yürüten El-Bab Anadolu Kültür Merkezinde “Yeni Dünya Yeni Medya” konulu konferans yapıldı. Konferansa merkez çalışanları, öğrenciler ve öğretmenler katılım gösterdi. Konferansa konuşmacı olarak katılan Yeni Şafak Gazetesinin Yazarı, Gazeteci Ersin Çelik ve eşi Nuriye Çakmak Çelik konferans öncesi Anadolu Kültür Merkezinde gerçekleştirilen kursları gezerek yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Merkezin gezilmesinin ardından Anadolu Kültür Merkezi koro ekibi tarafından müzik dinletisi yapıldı. Müzik dinletisinin ardından gerçekleştirilen konferansta Konuşan Ersin Çelik, “Bende sosyal medyayla yakından ilgilenen bir gazeteciyim. Sosyal Medya bizler için büyük bir nimet. Hayatımıza gireli çok olmadı. İnsanlığın üzerinde 30 yıllık bir geçmişi var. Bu 30 yılda birçok şeyi hızla değiştirdi ve dönüştürdü. Bu değişim ve dönüşüm birtakım sıkıntıları da beraberinde getirdi. Birçok örnek sayabiliriz bununla ilgili. Özellikle iç karışıklıkların, savaşların yaşandığı bölgelerle ilgili çok ciddi dezenformasyon durumları yaşadık. Ben meslek hayatımda şunu gördüm; sıcak bölgelerde asla sosyal medya kaynak olarak baz alınmamalı” şeklinde konuştu.


    Konferansta konuşan Nuriye Çakmak Çelik, Sosyal medya kullanımının her ülkede olduğu gibi Suriye’deki güvenli bölgelerde de çok yoğun olduğuna değinerek, “Bu kullanıma çok dikkat etmeliyiz. Her haberi olduğu gibi kabul etmeyip, toplumda krize, kaosa neden olmamalıyız. Bununla beraber kültür merkezindeki öğrencilerimizin medya, gazetecilik ve haber alanında kendilerini yetkinleştirip gelişmeleri lazım. Bu eğitimleri ve yetkinlikleri alabilmeleri için gerekli kuruluşlar da her geçen gün kurulmaya devam ediyor. Biz de bunun destekçisiyiz” ifadelerini kullandı. Kültür merkezlerinin bu bölgelerde çok önemli bir misyon üstlendiğinden bahseden Çelik, bu merkezler sayesinde geleceğin Suriye’sinin inşa edileceğini ifade etti.
    Konuşmanın ardından soru cevap yapıldı. Konferans ardından Kültür Merkezinde yapılan Siyer yarışmasında başarılı olan öğrencilere konuşmacılar tarafından hediyeleri takdim edildi. Program sonunda AKADDER Başkanı Rabia Aldemir ve Kültür Merkezi yöneticileri tarafından konuşmacılara hediye takdimi yapılmasıyla son buldu.

  • Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Abdurrahman Mustafa Vakfımızı Ziyaret Etti

    Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Abdurrahman Mustafa Vakfımızı Ziyaret Etti

    Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Abdurrahman Mustafa ve Genel sekreteri Feyiz Nabi Vakfımızı ziyaret ederek Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir ile bir araya geldi.

     Gerçekleştirilen ziyarette Türkiye’de ve Suriye’nin kuzeyindeki güvenli bölgelerde yapılan çalışmalar hakkında bilgi alışverişi yapıldı.  Yapılacak çalışmalar ve faaliyetler hakkında istişare edildi. Ziyarette konuşan Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir: “Hem Suriye’de hem Türkiye içerisinde birçok halktan insan yaşıyor. Biz kadim bir medeniyete sahibiz ve yeni bir medeniyet değiliz. Bu farklılıkların hepsini kucaklayan kalıcı söylemlere ihtiyacımız var. Suriye’nin geleceğinin çözümü masaya sorunu yaşayanların ortak edilmesiyle ancak çözülür. Suriye de ve Türkiye’de yaşayan göçmen halkın kısa vadeli değil, uzun vadeli planlamalar ile gelişimi ve refahı sağlanabilir. Suriye'nin Geçici Hükümetinin, eğitim ve kültür çalışmalarında ve Suriye'nin geleceğinde daha önemli adımlar atmalarını isteriz. Biz ne kadar görürsek, ne kadar istişare edersek güvenli bölgelerde daha yaşanılır bir ortam oluşur. Yüz yıldan bu yana kurtuluş için her yolu denedik. Bir araya gelip, fikri mülahazalarında bulunup, çözüm üretmeliyiz. Bir toplumda fikir ve düşünce öne çıkmazsa askeri güç öne çıkar.” söylemlerinde bulundu.

    Suriye Geçici Hükümet Başkanı Mustafa: “Suriye'nin geleceğinde Türkiye'nin kültürünü, yönetim tecrübesini, eğitim çalışmalarına örnek olarak daha yaşanır bir devlet kurmak istiyoruz. Şuan ki durumumuz bizim Şam'ı, Halep'i, Lazkiye’yi unutmamıza sebep olmamalıdır. Türkiye ile güçlü bir kültürel bağımız var. Bunu her ne kadar bozmak isteseler de buna izin vermeyip geleceğimizi hep birlikte inşa edeceğiz. Söylemlerimiz de kararlarımızda ve planlarımızda bizi birbirimizden koparacak fevri davranışlara fırsat vermemeliyiz. Suriye’nin önemli bir kısmı Türkiye’nin oluşturduğu güvenli bölgelerde Türkiye ile beraber yiyip içiyor. Bu kadar sıkı sıkıya bağlı olan bu iki toplumun kardeşliğini güçlendirmek en temel görevimiz. İş birliği içerisinde STK'larla ve yardım kurumlarımızla hareket ederek çalışmalarımızı sürdürülebilir olmasını istiyoruz. Merkezi yönetim ne kadar güçlü olursa halkın refahı o kadar çabuk artar. Diplomatik, stratejik ve planlı çalışmalar yapmamız lazım. Bu çalışmalar ile insanlarımıza katkı sağlamalıyız” şeklinde konuşmasını bitirdi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

 Snow  Snow   

         Snow Snow          Snow